1- Şarkı söylemeye başlamadan önce ses egzersizleri gibi bedensel egzersizler de yapmanız faydalıdır. Vücudunuzu rahatlatmalısınız. Vücudunuz gerginse, sesiniz de gergin olacaktır.Dilerseniz gerginliği azaltmak için ses verirken bir yandan yürüyebilirsiniz.
2- Egzersiz yapmaya başlarken orta tonlardan başlayın ve ortalama bir volümde başlayın. Orta tonlarda göğüs sesine yüklenmeyin. Tiz tonlara çıktıkça bu sizi çok zorlayacaktır.
3- Ses vermeye başlamadan önce kafanızda bunu yapmanız lazım. Nasıl bir pozisyonda başlayacağınızı ve hatta çıkacak sesi tasarlamalı ve ses vermeye öyle başlamalısınız. Esneme pozisyonu düşünebilirsiniz, hafif bir gülümseme de buna eşlik edebilir. Söylemek üzere olduğunuz notayı veriyormuş gibi düşünerek kendinizi ayarlayın ve öyle başlayın.
4- Ses verirken atak yapmayın. Bu ses tellerinizin sert bir biçimde birleşmesine sebep olacaktır. Sesiniz için yorucudur ve devamında da sizi zorlayabilir, kötü bir alışkanlığa dönüşebilir. Başlarken sert bir sesle başlamanız olarak da tarif edebiliriz bunu. Yumuşak ve doğal bir başlangıç yapın. Özellikle sesli harfler ile başlarken bu hataya düşmek daha olasıdır, dikkat edin.
5- Doğru telaffuz, doğru şarkıcılık için çok önemlidir. Bunu yaparken lütfen dudaklarınız kasmayın, Eğer dudaklarınızı sıkarak kullanırsanız ağzınızı açtığınızda tam karşıda gördüğünüz duvarı, yani farenks bölgenizi de kasarsınız.
6- Konuşurken ne yaptığınıza çok dikkat edin. Şarkı söylediğinizden çok daha fazla zamanı konuşarak geçirdiğinizi unutmayın. Çok hızlı, çok tiz, çok pes, veya haykırarak konuşmamaya özen gösterin. Asla fısıldamayın. Konuşurken sesinizi doğru şekilde kullanıyorsanız, konuşma esnasında olan biteni gözlemleyebilir ve bunları şarkı söylerken de kullanabilirsiniz. Her zaman şunu hatırlayın: konuşurken çıkardığınız tüm sesleri şarkı söylerken de çıkarabilirsiniz. Birini yolda gördüğünüzde çıkardığınız bir sevinç nidası ile aynı tonda bir sesi şarkı söylerken veremiyorsanız, bu tamamen şarkıcılıkla alakalı korku ve gerginliklerinizden kaynaklanmaktadır.
7- Nefesinizi iyi kontrol etmek için duruşunuzun düzgün olmasına dikkat edin. Kambur durmaktan kaçının, kollarınızı kasmayın. Omuzlarınız, karın ve üst karın kaslarınız rahat olsun. Ses vermeye başlarken enerjinizi üst bedeninize yoğunlaştırın ama nefesinizi kasıklarınıza kadar gönderdiğinizi hayal edin.Gereğinden fazla nefes almayın, bu sizi sesinizi kullanırken zorlayacaktır. Balon gibi şişmek bir işinize yaramaz. Konuşurken bir cümleye başladığınızda ihtiyaç duyduğunuz gibi nefes alın. Şarkı söylerken ve egzersiz yaparken ağız ve burundan aynı anda nefes alın. Nefesinizin sesli olmamasına özen gösterin. (Mehmet Ali Erbil ve Emel Sayın aşırı sesli nefes almaya iyi iki örnektir. Onlar gibi yapmayın).
8- Şan hocanızın veya sevdiğiniz şarkıcıların ses rengini taklit etmeyin. Şan hocası ile çalışırken pozisyon olarak onun ne yaptığını hissetmeye çalışabilirsiniz ama asla doğal ses renginizden uzaklaşmayın.
9- Sesi burnunuza itmeye çalışmayın. Bunu yapmanız aşırı nazal bir sese veya daha da kötüsü nazofarenks, yani burun gerisinde tınlayan bir sese yol açacaktır. Tek bir rezonans bölgesi ile yetinmeniz sesinizin zenginliğini kaybetmeniz demektir. Sesi hep üstte kalacak gibi hayal edin. Damağınızdan üst dişlerinize, oradan da dışarıya...
10- Sesiniz bir konser veya başka bir etkinlik sonrası çok yorulmuşsa hafif egzersizler yapıp günü öyle bitirin ve ertesi gün sessiz kalın.
11- Bir haftadan fazla geçmeyen ses kısıklıkları için bir hekime başvurmayı ihmal etmeyin.
gürlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gürlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Mayıs 2015 Pazar
İPUÇLARI - HATIRLATMALAR
Etiketler:
ajda pekkan,
aylin taşar,
bengü,
gürlük,
hande yener,
ses,
ses eğitimi,
ses eğitmeni,
ses genişliği,
ses sağlığı,
şan dersi,
şan eğitimi,
şan hocası,
şarkıcılık,
vokal koçu
30 Ağustos 2014 Cumartesi
Sesim kaç oktav? (Yıldıran soru)
15 yılda bu soruyu kaç kez duyduğumu hatırlamıyorum. En ünlü şarkıcılardan tutun, henüz yeni şarkı söylemeye heveslenmiş gencecik insanlara kadar hepsinden bu soruyu duydum sanırım.
Bu konuyu geçtiğimiz günlerde bir magazin programında da açtıkları için kısa ve net bir açıklama yapmıştım. Eğer ekrana gelmiş olsaydı belki bir çok insanın konu hakkındaki yanlış algısı değişmiş olacaktı. Ama o bölümü kestiler... Hatta söylemediğim bir takım şeyler de eklendi. Ben de bir magazin kurbanıyım kısaca. :)
Oktav nedir? Notaları hatırlayalım. Do re mi fa sol la si do... Bu bir oktavdır. (Tabii do notasından başlamak zorunda değil, ben profesyonellere özel açıklama yapmıyorum, ukalalık yapmak isteyenlere önceden belirteyim). Aşağıdaki do notasından yukarıdakı do notasına kadar olan aralığa bir oktav diyoruz. Ondan da bir üstteki do'ya kadar çıkıyorsanız etti mi size iki oktav...
Yani nedir? Oktav sesin genişliğidir. Bizde ne zannediliyor? Bir çeşit ses ölçüm sistemi zannediliyor. Oktav sadece ve sadece sesin genişliğini gösterir. Hangi notadan hangi notaya kadar uzanan bir aralığınız olduğunu anlatır.
Tekrar edelim; oktav sesin genişliğini gösterir, gürlüğünü değil. Ses gürlüğünü ölçen bir sistemimiz ise yok. Bunu ses mühendisliği bazında söylemiyoruz tabii, insan sesinin gürlüğünü belirten bir sistem olmayışından söz ediyorum.
Oysa ülkemizde oktav ses gürlüğü gibi algılanıyor. Bol keseden atışlar görüyoruz; "benim sesim 7 oktav" diyeni bile var. Nesiniz siz efendim? Piyano mu??? 5 oktav, 7 oktav gibi ses aralıkları tamamen saçmalama ürünüdür. Sözkonusu kişinin sesi çok gür olabilir, ama bunun oktav ile bir alakası yoktur.
Ses eğitimine yeni başlayan birinin kadın ise 2, erkek ise yaklaşık 1,5 oktav gibi bir aralığa sahip olması gayet iyidir. Sesin genişliği eğitimle artar. Mutlaka ve mutlaka artar... Bu basitçe şu demektir; eğitim ile normalde çıkamadığınız tiz notalara çıkabilir, inemediğiniz pes notalara inmeye başlarsınız.
Ses gürlüğü de eğitimle gelişir, ancak kişinin sahip olduğu ses tamamen değişip küçük bir sesken kocaman bir ses haline gelmez. Yani ne kadar çalıştırsanız da Atiye gibi bir şarkıcı Işın Karaca gibi bir sese dönüşmez diyebiliriz. Büyük ses büyüktür, küçük ses küçüktür ve her sesin kendine göre güzel, avantajlı veya dezavantajlı noktaları vardır. Önemli olan sesinizi nasıl kullandığınızdır.
Bu konuyu geçtiğimiz günlerde bir magazin programında da açtıkları için kısa ve net bir açıklama yapmıştım. Eğer ekrana gelmiş olsaydı belki bir çok insanın konu hakkındaki yanlış algısı değişmiş olacaktı. Ama o bölümü kestiler... Hatta söylemediğim bir takım şeyler de eklendi. Ben de bir magazin kurbanıyım kısaca. :)
Oktav nedir? Notaları hatırlayalım. Do re mi fa sol la si do... Bu bir oktavdır. (Tabii do notasından başlamak zorunda değil, ben profesyonellere özel açıklama yapmıyorum, ukalalık yapmak isteyenlere önceden belirteyim). Aşağıdaki do notasından yukarıdakı do notasına kadar olan aralığa bir oktav diyoruz. Ondan da bir üstteki do'ya kadar çıkıyorsanız etti mi size iki oktav...
Yani nedir? Oktav sesin genişliğidir. Bizde ne zannediliyor? Bir çeşit ses ölçüm sistemi zannediliyor. Oktav sadece ve sadece sesin genişliğini gösterir. Hangi notadan hangi notaya kadar uzanan bir aralığınız olduğunu anlatır.
Tekrar edelim; oktav sesin genişliğini gösterir, gürlüğünü değil. Ses gürlüğünü ölçen bir sistemimiz ise yok. Bunu ses mühendisliği bazında söylemiyoruz tabii, insan sesinin gürlüğünü belirten bir sistem olmayışından söz ediyorum.
Oysa ülkemizde oktav ses gürlüğü gibi algılanıyor. Bol keseden atışlar görüyoruz; "benim sesim 7 oktav" diyeni bile var. Nesiniz siz efendim? Piyano mu??? 5 oktav, 7 oktav gibi ses aralıkları tamamen saçmalama ürünüdür. Sözkonusu kişinin sesi çok gür olabilir, ama bunun oktav ile bir alakası yoktur.
Ses eğitimine yeni başlayan birinin kadın ise 2, erkek ise yaklaşık 1,5 oktav gibi bir aralığa sahip olması gayet iyidir. Sesin genişliği eğitimle artar. Mutlaka ve mutlaka artar... Bu basitçe şu demektir; eğitim ile normalde çıkamadığınız tiz notalara çıkabilir, inemediğiniz pes notalara inmeye başlarsınız.
Ses gürlüğü de eğitimle gelişir, ancak kişinin sahip olduğu ses tamamen değişip küçük bir sesken kocaman bir ses haline gelmez. Yani ne kadar çalıştırsanız da Atiye gibi bir şarkıcı Işın Karaca gibi bir sese dönüşmez diyebiliriz. Büyük ses büyüktür, küçük ses küçüktür ve her sesin kendine göre güzel, avantajlı veya dezavantajlı noktaları vardır. Önemli olan sesinizi nasıl kullandığınızdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)